EVLİLİK NE AMAÇLA YAPILMALI?

Bir genç diyor ki;
” Hocam sevgilim alkol alıyordu. Sonradan madde kullandığını da öğrendim. Ailem beni sevmiyor ama o çok seviyor. Ben ona destek olursam bağımlılığından kurtulacağını, bırakacağını söylüyor. Onun ailesi de onu hiç sevmemiş. Sizce ne yapmalıyım, onunla evlenmeli miyim?”

(Not: Paylaşım için kendisinden izin alınmıştır.)

Ben de size soruyorum.
Sizce ne yapmalı?
Evlenmeli mi?…

Bildiğimiz pek çok bağımlılık çeşidi var.
Anne babadan ayrışamamakla oluşan bağımlılık, cep telefonu bağımlılığı, iş bağımlılığı, spor bağımlılığı, yeme bağımlılığı…vb. Bunlar kişiyi ve çevresini belli bir ölçüde bağlar. Yaptığı davranış ve gösterdiği tutumlar; ilişkide olduğu kişileri de olumsuz etkileyebilir.

Bağımlılıklar arasında EBEVEYN BAĞIMLILIĞI; aile içinde çıkacak tartışmalar nedeniyle, eşlerin mutsuz ve huzursuz olmasına neden olabilmekte, hatta boşanmalara yol açabilmektedir.

MADDE ve ALKOL BAĞIMLILIĞInda ise birey; bağımlı olmakla kalmaz; bu süreçte şiddet gösterme eğilimi göstererek, ikili ilişkilerde başka sorunların da ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir.

Bunların yanında bazı bireyler, BAĞIMLILIĞI OLMASA BİLE; davranış bozukluğu, öfkeyi yönetememe, birey olamama, yetersizlik, küçükken şiddet görme, güçsüzlük korkusu, kaybetme korkusu, kendisini sevmeme, ruhsal sorunlar gibi nedenlerle; partnerine karşı sözel, fiziksel, cinsel, duygusal, ekonomik, sosyokültürel veya psikolojik şiddet uygulayabilmekte…(Örnekleri daha da artırabiliriz)

Pek çok genç yukarıda yazdığım örnekteki gibi bir sebeple evlenebiliyor.
Yetmiyor, evliliği kurtarmak için bir çocuk yapıyorlar.” Birbirimize sevgimiz artar, evliliğimi kurtarabilirim” düşüncesiyle; iki ve hatta üçüncü çocuğu dünyaya getiriyorlar ve sonra da diyorlar ki;”Ben boşanmak istiyorum, ne yaptıysam olmadı, çok çabaladım ama çok mutsuzum. ”

Sen arabanla yoluna devam ederken; yol üzerinde kocaman bir kaya varsa, bu kayayı görmene rağmen arabanı aynı hızla o kayaya doğru mu sürersin; yoksa yavaşlar, kayanın kenarından dolanır, yoluna mı devam edersin?

Tıpkı bunun gibi; evlenmeden önce de kaza” Geliyorum” diyor ama görmüyor ya da görmek istemiyor. Kök ailesinde bulamadığı sevgiyi, saygıyı, değeri, önemsenmeyi, kabulü, evliliğinde bulacağını sanıyor.
Sonrasında ise; mutsuz evlilikler, parçalanmış aileler ve ne yazık ki, yine kendisi gibi mutsuz çocuklar oluşuyor.

Sizce evlilik ne amaçla yapılmalı?

Para?
Mal, mülk?
Güzellik / yakışıklılık?
Şan, şöhret?
Kariyer, mevki?
Aşk, sevgi?
Yalnız kalmamak?
Anne baba baskısından kurtulmak için?
Ailede bulamadığı sevgiyi başkasında bulmak için? …vb.

Hangi faktör daha etkili?

Evlilik yaparken, karşıdaki partnerin hangi özelliğine dikkat etmeli?

Birisiyle ilk karşılaştığımızda bilinçdışımızdan bize sinyaller gelir. Sezgiler yanlış yolda olduğumuzu hissettirir ama o sesi ve sinyalleri susturur gözümüzü kaparsak, etkisini artıran daha yüksek bir uyaranla uyanırız.
Karşıdaki insan, beden diliyle, söz, tavır ve davranışlarıyla bize zarar vereceğini az çok belli eder.
Saflık derecesinde iyi niyetle devam eden ilişki; beraberlikte ve sonrasında bir öğreti almamıza neden olur. Bununla birlikte, küçük ya da büyük kayıplar yaşatarak tabi ki…
İkili ilişkilerde ilk etki, ilişkinin devamı ya da bitirilmesinde büyük önem taşır.
İlk karşılaştığımızda kendimizi daha enerjik hissediyorsak, konuşmamız daha akıcı, cıvıl cıvılsak, olduğumuz gibiysek, maske takmaya gerek duymuyorsak, dal dal açılıyorsak, hatta sanki yıllardır tanıyor gibi bir hisse kapıldıysak, karşımızdaki kişi tarafından kabul görmüşüzdür. Kendimizi güvende hissetmişizdir.
O kişiye gönlümüzü açabiliriz.
Bununla birlikte, ilk karşılaşmada, negatif, tanımlayamadığımız bir duyguya kapıldıysak, söylemek istediğimiz sözler boğazımızda düğüm oluşturduysa, bir bakışla, sözle, davranış ve tavırlarla; eleştirildiğimiz, yargılandığımız, kınandığımız, suçlandığımız hissettiriliyorsa, onun yanında kendimizi değersiz, yetersiz, özgüvensiz hissediyorsak, içe kapanmaya başladıysak, sessizleştiysek, kendimiz olamıyorsak, kabul edilmediğimizi hissediyorsak, içimizden bir ses;”bu kişi bana zarar verecek” diyorsa; iç sesimizi dinlemeli, o kişiden uzaklaşmalıyız.

Yalnız kalmamak için değil; hayatı paylaşmak için, gelecekteki çocuklarımızın anne/ babası olmaya layık olabilecek vasıflarda olduğu için, güven duyduğumuz için, huzur bulduğumuz için, onu görünce mutlu olduğumuz için, onunla her konuda rahatlıkla bitmeyen sohbetler edebildiğimiz için, sevgiyi taaa iliklerimizde hissedebildiğimiz için; bir gün değil, bir ömür geçirebilecek olduğumuza inandığımız için, geleceğe aynı pencereden bakabildiğimiz için, sevgili, saygılı, merhametli, vicdanlı, iyi ahlâklı olduğu için, kendimizi olduğu gibi kabul ettiği için, fikirlerimize saygı duyduğu için, onu olduğu gibi kabul ederek, mutluluğu ve huzuru beraberce, elele yakalayabilmek için, doğru kişi, doğru eş olduğu için ve en önemlisi; doğru zamanda doğru karar vererek; ve eğer kök ailemizle ilgili sorun varsa ve gerekiyorsa; ilişki ya da bireysel terapi alarak evlenmek; en doğrusudur.

Sevgiyle kalın…
Ayşegül Özkonak
Aile Danışmanı
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı
05052509633

www.aysegulozkonak.com
http://www.facebook.com/aysegul.ozkonak

https://instagram.com/kisiselgelisimdansman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir