EL ELİ YIKAR,EL DÖNER KORONAYI YIKAR!

“DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜNÜ” ELİMİZİ YIKAYARAK ANIMSAYALIM.
El yıkamayı sakın ola ihmal etmeyin derim.Hele içinde yaşadığımız şu günlerde.
*
Eskiden kadınlar yazmalarını beyazlatıp, hafifçe mavi olsun diye çivit otundan elde edilen ve ismini anımsadığım kadarıyla ÇİVİT denen bir madde ile boyarlardı.Temizlik veya Hijyen ile ilgili bir konu olduğunda beynimin bir tarafında saklı kalan bu anılar gelir.
*
Hani ünlü bir türkümüz var.Bilenler bilir.
“MAVİ YAZMA GİYME TEZ SOLAR” diye.Celal Güzelses Usta’mızın bu güzel türküsünü meslektaşımız “Bedri Ayseli” ağabeyimiz çok güzel yorumlamakta.Paramızın değeri giderek Afganistan parası karşısında bile düşünce ağlamaktan başka çaremiz yok mu? Aman umudumuzu kesmeden bu kirlilikten temizlenerek kurtulalım!

Ağlama yar ağlama(Anam)
Mavi Yazma Bağlama
Mavi Yazma Tez Solar(Anam)
Ciğerimi Dağlama
*
Gündelik yaşam ve sosyal çevre sebebiyle bireylerin gün içerisinde birçok kişiyle tokalaşmak ve öpüşmek durumunda olduklarını hatırlatarak olası enfeksiyon risklerine karşı el yıkama çağrısında bulunmakta yarar var. Gözle görülemeyen enfeksiyon etkenlerinin birçok enfeksiyon hastalığına davetiye çıkarmaması yönünde ne gibi önerilerimiz olabilir?

EL YIKAMA HASTALIĞI ÖNLÜYOR

Bugün çocuklarımıza kazandırmamız gereken en önemli temel alışkanlıklardan birisinin el yıkama alışkanlığı olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü el yıkamak;vücudumuza nüfuz eden tüm mikrop ve bunlara bağlı enfeksiyonları engellemenin ilk aşamasıdır. Bu alışkanlığımızı gündelik yaşantımızda da ihmal etmemeliyiz. Çünkü bizler,yani yurdum insanı olarak oldukça samimi ve kalabalık dostluk ilişkilerinden hoşlanıyoruz.Her gün onlarca insan ile bir araya geliyoruz. Tokalaşıp öpüşüyoruz.Ancak bunun avantajı olduğu gibi dezavantajı da olabiliyor.Eşimiz, dostumuz ya da akrabalarımızdan herhangi birisinde bir enfeksiyon hastalığı bulunması, bizlere de geçebileceği anlamına gelebiliyor. Bu bakımdan tokalaşıp öpüştükten sonra “mutlaka ellerimizi yıkamalıyız”dersek çok mu abartmış oluruz?
*
1843 yılında “Oliver Wendel Holmes” lohusalık ateşinin sağlık personelinin ellerinin kirli olması nedeni ile yayıldığını bildirmiş, 1846’da “Doktor Ignaz Sommelweis” el yıkamanın önemini vurgulamış, otopsiden sonra ve doğumdan sonra asistanlarına el yıkama şartı getirerek, anne ölümlerini azaltmıştır. Bilindiği gibi ellerimizde, devamlı bulunan ve zararlı olmayan kalıcı flora veya yeni tanımlama ile mikrobiyata (doğal mikrop örtüsü) ile hastalıkların yayılmasına neden olan geçici flora bulunmaktadır.Önemli olan bu geçici flora ile savaşımdır. Parmak araları, avuç içi, yüzük altları, tırnak dipleri, tırnak uçları gibi önemli riskli bölgelerdir.

“ELLERİ TEMİZ TUTALIM”

El yıkamanın önemine değinirsek, yöntemine uygun el yıkama ile bu bölgelerdeki hastalıklara neden olan geçici flora mikropları belirgin şekilde azalmakta, hatta yok olmaktadır. El hijyeninde asıl amacımız sadece ellerin temizlenmesi değil, temiz tutulmasıdır. Bunun için kullandığımız ürünlerin başında deterjan temelli ürünler olan sabunlar gelmektedir.Bu özelliği nedeni ile elimizdeki kir ve organik artıkları gidermektedir. Şunu söylemek gerekir ki, sabun ve deterjanların mikrop giderici özellikleri diğer antimikrobik özellikte olanlara göre biraz daha azdır. Deride kuruluk ve irritasyon yapabilirler. Mikrop bulaştırabilirler. Katı sabun kullanıyorsak kişiye özel olmalı, olanak varsa sıvı sabun kullanılmalı, açıkta bırakılmamalı, sıvı sabun üretici firmanın kullanım yöntemlerine göre tüketilmelidir.
*
El yıkarken dikkat edilmesi gereken önemli noktaları da şu şekilde özetleyebiliriz;Ellerimiz, belirgin bir şekilde gözle görünür kirlenmiş ise, antimikrobik özellikli veya düz sabun ve su ile yıkanmalıdır. Ellerde gözle görünür kirlenme yok ise alkol içeren bir solüsyon ile ovulabilir. Cansız yüzeylerle temastan hemen sonra eller aynı şekilde ovulabilir ya da alkollü mendil ile aynı işlem yapılabilir. Ellerimiz yemek ve tuvalet öncesi, sonrası ya da istirahat odasından çıkarken, kapı kolları, kâğıt para, cep telefonu, klozet kapakları gibi temasında antimikrobiyal sabun, yoksa düz sabunla (bu da yoksa alkol bazlı mendil ile) silinmeli,en az otuz saniye yıkanmalıdır. Antimikrobiyal kapsayan ıslak mendiller, antimikrobial olmayan su ve sabunla yıkama yerine kullanılabilir.Alkol kapsamlı solüsyon kullanıyorsak, solüsyon bir elin avucu içine alınır, iki el birleştirilerek tüm el yüzeyi ve parmaklar ile temas edilerek el kuruyana kadar ovulur. Eğer elimizi sabun ve su ile yıkayacak isek, musluk kağıt havlu ile açılır. Elimizi yeterince su ile ıslatıp, aynı şekilde önerilen miktarda sıvı savun ele alınarak, en az 15 saniye parmaklar da dahil tüm el yüzeyleri ovulup sonra su ile durulanır. Kağıt havlu ile kurulanıp, kağıt havlu ile musluk kapatılır. Sıcak su kullanılmaması tercih edilmelidir.

YORUM VE ÖNERILER
İçinde yaşadığımız süreçte maalesef küresel kapitalizm’in aşırı kazanma hırsı yüzünden pandemi kontrol altına alınamamıştır.Aşı milliyetçiliğine bağlı olarak yoksul ülkelerin aşılara kavuşması konusunda ben kişisel olarak ışık görememekteyim.MASKE,MESAFE HİJYEN üçlüsünün enaz 2 yıl daha gevşese
de yaşamızdan çıkmayacağını öngörebilirim.Özellikle ” EL YIKAMA GÜNÜNÜ” andığımız bugünlerde ne olursunuz buna dikkat edin derim.Burada kesinlikle aşılarınızı(Corona,grip, zatürre ve diğer aşılar) ihmal etmeyin!Aşı reddi içinde olanlarla kişisel tartışmanın yeri yoktur.Çözüm siyasidir.Ben hekimim,ben sanatçıyım,ben bilim insanıyım siyasetle ne işim olur demeyin.
*
✓AŞILAR EVRENSELDİR!
✓SAĞLIK DOĞUŞTAN KAZANILMIŞ BİR HAKTIR!
✓KORUYUCU HEKİMLİK HERZAMAN TEDAVİ HEKİMLİĞİNDEN ÜSTÜNDÜR!
✓SAĞLIK KAMUNUNDUR!

Mavi yazmayı soldurmayın!
Sevgilerimle…

Dr.Mustafa TORUN

Enfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir